Hadisler

  • Kategori: İslam
  • Pazartesi, 11 Eylül 2017 21:29 tarihinde yayınlandı.
  • Super User tarafından yazıldı.
  • Gösterim: 29

Yüce Allah Kur'an-ı Kerim'de şöyle buyurmaktadır:

"Ey iman edenler! Kendinizi ve yakınlarınızı, yakıtı insanlar ve taşlar olan bir ateşten koruyun." Tahrim süresi 6.ayet

1- Resulullah (s.a.a) buyurmuştur:

"Babanın senin üzerinde hakkı olduğu gibi çocuklarının da hakkı vardır."

2- Resulullah (s.a.a) buyurmuştur:

"İyilik etmeleri için çocuklarınıza yardımcı olun. Her anne ve baba çocuklarının itaatsizliğine engel olabilir."

3- Peygamber efendimiz (s.a.a) buyurmuştur:

"Çocuklarının kendilerine itaatsizlik etmesine neden olan anne ve babaya Allah lânet etsin."

4- Resul-i Ekrem (s.a.a) buyurmuştur:

"Çocuklarınızı iyi eğitin ki yüce Allah sizleri affetsin."

5- Resulullah (s.a.a) buyurmuştur:

"Çocuk yedi yaşına kadar emredici, yedi yaşından on dört yaşına kadar emre uyan, on dört yaşından sonraki yedi yılda da anne ve babasının istişare tarafı olmalıdır."

6- Resulullah (s.a.a) buyurmuştur:

"Çocukları sevin, onlara karşı şefkatli olun, onlara verdiğiniz sözü harfiyen yerine getirin; çünkü çocuklar, sizin onlara rızk verdiğinizi sanırlar."

7- Peygamber efendimiz (s.a.a) buyurmuştur:

"Çocuklarınız ağladığında onları dövmeyin; çünkü ilk dört aydaki ağlamaları 'lâ ilâhe illallah' zikridir, ikinci dört aydaki ağlamaları Peygamber'e (s.a.a) 'salâvattır', üçüncü dört aydaki ağlamaları ise anne ve baba hakkında duadır."

8- Resul-i Ekrem (s.a.a) bir gün şöyle buyurdu:

"Yazıklar olsun ahır zaman babalarına!"

Bunun üzerine ashap sordu: "Yoksa müşrik mi olacaklar?" Peygamberimiz (s.a.a) şöyle buyurdu:

"Hayır, Müslüman kalacaklar; ama çocuklarına dini öğretmeyecek ve hatta çocukları dini öğrenmek istediklerinde onlara engel olacak ve onları dünya malı kazanmaya sevk edeceklerdir. İşte ben böyle babalardan uzağım; onlar da benden uzaktırlar."

9- İmam Ali (a.s) buyurmuştur:

"Akıllı insan nasihat ve öğütle, hayvanlar ise ancak dayakla eğitilir."

10- İmam Ali (a.s) buyurmuştur:

"Çocuklarınızın ve akrabalarınızın bedbaht olmalarına sebep olmaktan sakının."

11- İmam Ali (a.s) buyurmuştur:

"Çocuğun kalbi ekilmemiş tarlaya benzer; ne eksen tutar."

12- Hz. İmam Ebul-Hasan (a.s)'a çocuğuyla ilgili bir şikâyette bulunan bir adama İmam şöyle buyurdu:

"(Çocuğunu eğitmek istiyorsan), onu dövmemelisin; ona küsebilirsin, ama bunu fazla sürdürmemeli ve en kısa zamanda barışmalısın."

13- İmam Ali (a.s) buyurmuştur:

"Çocuklarınızı kendi zamanınızın âdetlerine göre eğitmekte ısrarcı olmayın; çünkü onlar sizin zamanınızdan başka bir zaman için yaratılmışlardır."

14- İmam Ali (a.s) buyurmuştur:

"Aşırı kınama, inatçılık ateşini körükler."

15- Allah Resulü (s.a.a) buyurmuştur:

"Çocuklarınıza eşit davranın; farklı davranacak olsanız dahi kızlarınızı üstün tutun!"

16- Resulullah (s.a.a) bir gün şöyle buyurdu:

"Allah'ın rahmeti, çocuklarının iyi işler yapmasına yardımcı olan anne ve babanın üzerine olsun!"

"Bu nasıl gerçekleşebilir?" diye sorulduğunda Allah Resulü (s.a.a) buyurdu:

"Çocuklarınızdan, yapabilecekleri bir işi bekleyin; güç yetiremeyecekleri şeyi onlardan istemeyin; onları günah işlemeye mecbur etmeyin; çocuğunuza yalan söylemeyin ve abes şeyler yapmayın."

17- İmam Cafer Sadık (a.s) buyurmuştur:

"İyi babaların çocuklarına bırakabileceği en büyük miras, servet değildir; güzel eğitim ve ahlâktır."

18- İmam Ali (a.s) buyurmuştur:

"Çocuklarınıza Peygamber'i (s.a.a), Ehl-i Beyti'ni (Allah'ın selâmı üzerlerine olsun) ve Kur'an okumayı sevdirin."

19- Resulullah (s.a.a) buyurmuştur:

"Çocuklarınıza değer verin, güzel ahlâk öğretin ve onlar için Allah'tan bağışlanma dileyin."

20- Resulullah (s.a.a) bir gün şöyle buyurdu:

"Yüce Allah, Kur'an okuyan her çocuğun anne ve babasının günahlarını bağışlar."

Allah Resulü'ne (s.a.a) soruldu: "Kur'an okumanın, Müslüman olmayan anne ve babaya da faydası var mı?" Resulullah (s.a.a) şöyle buyurdu:

"Onların da azabının hafifletilmesine neden olur."

21- İmam Cafer Sadık (a.s) buyurmuştur:

"Erkek çocuk nimet, kız çocuk ise hasenedir; yüce Allah nimetin hesabını sorar, haseneye ise mükâfat verir."

22- Resulullah (s.a.a) buyurmuştur:

"Her çocuk İslâm fıtratı üzere doğar. (Yanlış eğitim sonucu) onu Yahudileştiren, Hıristiyanlaştıran, Mecusîleştiren ve doğru yoldan saptıran anne ve babalardır."

23- Yüce Peygamberimiz (s.a.a) buyurmuştur:

"Çocuklarınızı çok öpün; çünkü her öpücüğünüz için (Allah katında) makamlar vardır."]

24- İmam Seccad (a.s), çocuklarının eğitimi hususunda yüce Allah'tan şöyle yardım dilemektedir:

"Allah'ım, çocuklarımı iyi eğitebilmem için bana yardım et."

25- Resulullah (s.a.a) buyurmuştur:

"Çocuklarınıza saygılı davranın, onlarla alay etmeyin, onlara hakaret etmeyin, aptal ve cahil gibi lakaplarla onları çağırmayın."

26- İmam Cafer Sadık (a.s), Resulullah'ın (s.a.a) şöyle buyurduğunu nakleder:

"Beş şeyi ölene kadar terk etmeyeceğim; ...onlardan biri de çocuklara selâm vermektir. Buna titizlikle amel edeceğim ki, benden sonra ümmetim arasında gelenek olsun."

27- İmam Ali (a.s) buyurmuştur:

"Bir baba çocuğunu eğitirken, onun seviyesine inmelidir."

28- Resulullah (s.a.a) buyurmuştur:

"Birinin dört oğlu olur da birine benim adımı koymazsa, bana haksızlık etmiş olur."

29- İmam Cafer Sadık (a.s), birisinin "Çocuklarımıza, sizin ve babalarınızın adını veriyoruz; bunun Allah katında sevabı var mıdır?" sorusunu şöyle yanıtladı:

"Evet, Allah'a yemin ederim ki, bunun manevî faydası vardır."

30- Resulullah (s.a.a) buyurmuştur:

"Çocuklarınız yedi yaşına geldiğinde yataklarını ayırın."

31- Resulullah (s.a.a) İmam Ali'ye (a.s) buyurmuştur:

"Çocuğun baba üzerindeki hakkı, ona güzel isim koyması, onu iyi eğitmesi ve doğru bir işe koymasıdır."

32- Resulullah (s.a.a) buyurmuştur:

"Çocuk, ergenlik ve rüşt çağına erinceye kadar (kendi mallarında) tasarruf edemez. Ergenlik çağına ermesinin işaretleri ise, avret mahallinde sert kıl bitmesi veya ihtilâm olması veya âdet görmesi ya da erkek çocuk için on beş yaşını, kız çocuk için ise dokuz yaşını doldurmuş olmasıdır."
33- Resulullah (s.a.a) buyurmuştur:
"Çocuklara sevgi ve şefkatle davranmayanlar ve büyüklere saygı göstermeyenler bizden değildir."
34- İmamBâkır (a.s) buyurmuştur:
"Ebeveynin güzel ahlâklı olması, çocukların da güzel ahlâklı olmasını sağlar."
35- İmamBâkır (a.s) buyurmuştur:
"Çocuklarınıza üç yaşında kelime-i tevhidi, dört yaşındaResulullah'ı (s.a.a), beş yaşında kıbleyi ve secde etmesini, altı yaşında rükû ve secdeyi eksiksiz olarak, yedi yaşında abdest alıp namaz kılmayı öğretin."
36- Bir gün iki çocuğuyla birlikte Resulullah'ın (s.a.a) yanına gelen biri, yanındaki çocuğun birini öpüp diğerine ilgisiz kaldı. Bunu gören Resulullah (s.a.a) şöyle buyurdu:
"Neden farklı davranıyorsun, diğerini de öpmen gerekir."
37- İmam Cafer Sadık (a.s) buyurmuştur:
"Altı yaşına gelen kız çocuğunu mahrem olmayan kimse öpmemeli."
38- Resulullah (s.a.a) buyurmuştur:
"Çocuğuna Kur'an öğreten kimse kıyamet günü çağrılarak elbiseler giydirilir; öyle ki o elbisenin nuru, bütün cennet ehlinin yüzünü aydınlatır."
39- İmam Cafer Sadık (a.s) buyurmuştur:
"Lokman, oğluna şöyle buyurdu: 'Oğlum, gününün bir kısmını kitap okumaya ve ilim öğrenmeye ayır; çünkü kitap okumayı terk edersen, bilgilerini zayi edersin."
40- Resulullah (s.a.a) buyurmuştur:
"Allah katına ulaşması engellenmeyen dört dua vardır. Onlardan biri, babanın evlâdı hakkındaki duasıdır..."

 
·Akılca en mükemmeliniz, Allah'tan en çok korkanınızdır.
·Kalplerinizi az gülmek ve az yemekle ihyâ ediniz, açlıkla temizleyiniz ki yumuşasın ve parlasın.
·Çok gülmeyin, çünkü çok gülmek kalbi öldürür.
·Kıyâmet günü Cennete ilk çağırılacak, varlıkta da darlıkta da Allah'a çok hamd edenler.
·Kıyâmet gününde ilk hesaplaşacak kimseler, komşulardır.
·Kıyâmet gününde Âdemoğlu, şu beş şeyden sorguya çekilmedikçe yerinden ayrılmaz;
a-Ömrünü nerede ve ne sûretle harcadığından,
b-Yaptığı işleri ne maksatla yaptığından ,
c-Malını nereden kazandığından ve nerelere sarf ettiğinden,
d-Vücudunu, sıhhatini nerede ve ne sûretle yıprattığından.
·Bütün insanlar günah işler, fakat günah işleyenlerin en hayırlısı, tövbe edenlerdir.
·Her kim Ramazan'ı tutar, sonra da ona Şevval'den altı gün ilâve ederse, bütün seneyi oruç tutmuş gibi olur.
·Müslümanların derdini dert edinmeyen onlardan değildir.
·Kişi haksız olarak bir şeye lânet ederse, o lânet kendine döner.
·Dünyânın belâ ve fitneden başka hiçbir şeyi kalmadı.
·Kurban kesiniz. Onunla nefsi temizleyiniz. Bir kimse, gününde kurbanını alır, kıbleye yatırırsa, onun boynuzu, derisi, kanı, kılı ve her zerresi Kıyâmet Günü o kimse için hazır olur. Yere düşen kan, Alah'ın muhâfazasına düşmüş olur.
·Az infak edin, çok ecir alın.
·Sana her ne iyilik erişirse Allah'tandır Sana her ne kötülük gelirse, o da kendi kusurun sebebiyledir.
·Hiçbir farz namazı kasten terk etme Kim namazı kasten terk ederse, İlâhı koruma ve teminattan mahrum kalır.
·Kim, insanların dînî işlerinde Allah'ın faydalı kıldığı bir ilmi gizlerse, Allah, Kıyâmet günü onu ateşten bir gem ile gemler.
·Kim, insanların kalbini çekmek için kelamın kullanılışını öğrenirse, Allah Kıyâmet günü, ondan ne farz ne nâfile hiçbir ibâdetini kabul etmez!
·Severken itidalden(ölçüden,sabırdan) ayrılma .Olur ki bir gün darılırsın, dost iken yaptığın aşırı hareketlerden mahcub olursun.Dargın olduğun zamanlarda da itidalden ayrılma.Olur ki bir gün dost olursun.Dargınken yaptığın hareketlerden mahcubiyet hissedersin.
·Dostunu zaman zaman ziyaret et ki sevgin artsın.
·Nimetleriyle sizi beslediği için Allah'ı sevin. Beni de Allah sevgisi için sevin. Ehl-i Beytimi de benim sevgim için sevin.
·Fitneden kaçının! Çünkü o esnada dil, (tesir bakımından) kılıç darbesi gibidir.
·Edepsizlik ve çirkin söz girdiği şeyi çirkinleştirir. Hayâ ise girdiğin şeyi güzelleştirir.
·Kim her gün farzlar dışında on iki rekat (nâfile) kılarsa Allah onun için cennette mutlakâ bir ev inşa eder.
·Sen bir cemaate akıllarının almayacağı bir şey söylersen mutlakâ bu, bir kısmına fitne olur.
·Allah'a ve âhiret gününe îmân eden kimse Ensâr'a buğzetmesin.
·Şiir vardır ki, hikmettir Beyân vardır ki, büyüdür.
·Kulun dili doğru olmadıkça kalbi doğru olmaz .Kalbi doğru olmadıkça da îmânı doğru olmaz.
·Cehennemi kuşatan surun dört (ayrı) duvarı vardır.Her duvarın kalınlığı kırk yıllık yürüme mesâfesi kadardır.
·Duâ rahmetin, abdest namazın, namaz Cennetin anahtarıdır.
·Mü'minin niyeti, amelinden hayırlıdır.
·Veyl, cehennemde bir vadidir Kâfir orada, kırk yıl batar da dibine ulaşamaz.
·Şeytan tek başına olanla, iki kişi beraber olana sıkıntı verir.Eğer üç kişi olurlarsa onlara sıkıntı veremez.
·İnsanlar yalnızlıktaki (mahzuru) benim kadar bilselerdi, hiçbir atlı tek başına bir gececik olsun yol yapmazdı.
·Allah yolunda öldürülmem; bana bütün evlerde ve çadırda yaşayanların benim olmasından daha sevgilidir.
·Mü'min hazırlığı, (malı) avucu içine aldığıdır .
·Ümmetim yağmur gibidir, evveli mi, âhiri mi daha hayırlıdır bilinmez.
·Sattığı zaman, satın aldığı vakit ve (alacağını) istediği sırada kolaylık gösterene Allah merhametle muamele etsin.
·Ne kadar yaşarsan yaşa, sonunda öleceksin; ne kadar seversen sev, sonunda ayrılacaksın; Dilediğini işle muhakkak karşılığını görürsün!
·Ticârete devam edin Çünkü rızkın onda dokuzu ticârettedir.
·Ya hayır konuş, ya da sus.
·Müslümanların gizli hallerini araştırmayınız. Kim Müslümanların gizli hallerini araştırırsa Cenâb-ı Hakk onun gizli hallerini açığa vurur. Evinin içinde bile olsa onu rezil eder.
·Kazancın en hayırlısı, insanın kendi eli ile olan ameli (sanatı, mesleği) ve her bir mebur (hîleden uzak, iyi) ticâret muâmelesidir.
·Pişmanlık, tövbedir.
·Kim bir serçeyi gereksizce öldürürse, o serçe kıyâmet günü arşın altından şöyle seslenerek gelir : Sor şuna Yâ Rab! Beni niçin menfaatsiz yere öldürdü.
·Kim, bir zümreye benzemeye çalışırsa, o, onlardandır.
·Dinde namazın yeri, vücûtta başın yeri gibidir.
·Sirkenin balı bozduğu gibi, kötü ahlâk ameli ifsâd eder.
·Ahlâk güzelliği, kişinin saâdetindendir.
·Kim, dâvet edilmediği bir yemeğe giderse, hırsız olarak girmiş ve yağmacı olarak çıkmış olur.
·Bir iş yapmak istediğin zaman iyice düşün.Eğer sonu iyi ve fâideli ise yap.Eğer sonu zararlı ve günah ise terk et.
·Ezan ile kâmet arasında duâ reddolunmaz.
·Yazıklar olsun o kimseye ki halkı güldürmek için yalan söyler Veyl (azâbı) ona, veyl (azâbı) ona, veyl (azâbı) ona.
·Sabah (namazı vakti) uykusu, rızka mâni olur.
·Hikmetin başı, Allah korkusudur.
·Mü'min bir mîde ile; kâfir ise yedi mîde ile yer.
·Dilini tutmak hikmettir; ne var ki, yapanları pek azdır.
·Kim bir mü'min kardeşinin ticâretindeki ikâlesini kabul ederse, Cenâb-ı Hakk da âhirette onun hatalarını bağışlar (düştüğü yerden kaldırır) mü'min kardeşine gösterdiği kolaylıktan dolayı onu mağfiret eder.
·Yalan yere yemîn etmek, evleri ıssız bırakır.
·Kim, aza şükretmezse, çoğa şükretmez.
·Duâ ibâdetin ta kendisidir.
·Her kim Allah'a itâat etmemeye yemin ederse, Allah'a itâat etsin (ve yemin keffâretini versin) ve her kim âsî olmaya yemin ederse Allah'a âsî olmasın (ve yeminin keffâretini versin).
·Kim bir şey üzerine yemin eder de başka bir şeyi yemin ettiği şeyden daha hayırlı görürse, hayırlı olan şeyi yapsın, yemininden dolayı keffâret versin.
·Kim, iki çenesi (dil) ile iki bacak arası (ırzı)na sâhip olursa, cennete girer .
·Günahtan tövbe ederek dönen, hiç günah işlememiş gibidir.
·İlme mâni olmak helâl olmaz.
·Kim kırk sabah ihlâs (üzerine ibâdete devam) ederse kalbindeki hikmet menbaı lisânında zuhûr eder.
·Dünyâda, gârîb gibi veya yolcu gibi ol ve kendini ashâb-ı kubur (kabirdekiler)den say!
·Musîbetleri, hastalıkları ve sadakayı gizlemek salihlik hazînelerindendir.
·Bir âlim, şeytana karşı, (ibâdete devâm eden) bin âbidden çetindir.
·Kişinin iyiliği kendini sevindirir, kötülüğü de üzerse, işte o mü'mindir
·Doğru bir tacir, (kıyamet günü) peygamberler, sıdıklar ve şihitlerle beraber (haşr) olacaktır.
·Ashâbımdan birisi bir yerde ölürse, kıyâmet günü onların nûru ve önderi olarak dirilir.
·Nebî (sav) üzerine salavât okumak köle âzât etmekten efdaldir.
·Kim bir ayıbı (bulunan malı), o (kusuru)nu açıklamadan satarsa, Allah'ın dâimî gazabı içinde kalır ve melekler durmadan ona lânet eder.
·Ya âlim ol, ya talebe ol, ya da onları seven ol, dördüncüsü olma, helâk olursun.
·Kendisine yumuşaklık verilen kimseye, dünya ve âhiret iyilikleri verilmiştir.
·Allahü teâlânın kula en yakın olduğu zaman gecenin ikinci yarısıdır. O saatte Allahü teâlâyı zikredenlerden olabiliyorsan ol!
·Lâ havle velâ kuvvete illâ billâh”ı çok söyle. Çünkü o, Cennet hazinesidir.
·Ekmeğe saygı duyun! Kim sofradaki ekmek kırıntılarını yerse günahları bağışlanır.
·Ekini hasat ettiğiniz zaman, fakirlerin haklarını verin ve israf etmeyin! Allahü teâlâ israf edenleri elbette sevmez.
·Hasta ziyâretine gittiğinizde ona, ömrü ve hastalığı konusunda güzel sözler söyleyip, ümit veriniz!
·Bir mümin namaz kılmaya başlayınca, Cennet kapıları onun için açılır Rabbi ile arasında bulunan perdeler kalkar.Bu hâl namaz bitinceye kadar devam eder.
·Allahü teâlâ, bana farzları yerine getirmemi emrettiği gibi, insanlarla güzel geçinmemi de emretti.
·Gıybet, insanın sevabını ve iyi amellerini, ateşin kuru odunu yaktığı gibi yakar.
·İnsanlar içinde, kadın üzerinde en fazla hak sahibi kocası, erkeğin üzerinde de anasıdır.
·Allahü teâlâ her Cumâ günü 600 000 kişiyi Cehennemden azat eder. Bunların hepsi Cehenneme lâyık olup Cumâ gününün bereketi ile Cehennemden çıkarılır.
·Kadınlarınıza eziyet etmeyin! Onlar, Allahü teâlânın sizlere emânetidir. Onlara yumuşak olunuz ve iyilik ediniz!
·İnsanların dünyada endişesi en büyük olanı mümin kimsedir Çünkü hem dünyası, hem de âhıreti için endişelidir.
·Her nemâzdan sonra, üç kerre Estagfirullahel’azîm ellezî lâ ilâhe illâ huv el-hayyel-kayyûme ve etübü ileyh okuyanın bütün günâhları afv olur.
·İstigfâra devâm edeni, çok okuyanı, Allahü teâlâ, derdlerden, sıkıntılardan kurtarır. Onu, hiç ummadığı yerden rızklandırır.
·Yâ Ebâ Hüreyre! Kuşluk namazını terk etme! Cennetin bir kapısı vardır ki, ona “Duhâ kapısı” derler. Bu kapıdan yalnız kuşluk namazı kılanlar girer.
·Her kim sabahleyin üç defa "Eûzü billâhissemî'il'alîmi mineş-şetânirracîm" dedikten sonra Haşr sûresinin son üç âyeti (Hüvallâhüllezî) okursa, Allah, ona akşama kadar bağışlamasını dileyerek yetmişbin melek görevlendirir. O kimse o gün ölürse şehid olarak ölür. Akşamleyin ölürse yine böyledir.
·Gece uyanınca, şu duâyı okuyan, her istediğine nâil olur: “Lâ ilâhe illallahü vahdehü lâ şerîke leh, lehül mülkü ve lehül hamdü ve hüve alâ külli şey’in kadîr sübhanellahi velhamdülillâhi ve lâ ilâhe illallahü vallahü ekber velâ havle velâ kuvvete illâ billahil aliyyil azîm.
·Her kim Ramazân-ı şerîf gecesi seher vaktinde kalkıp namaz kılmakla meşgul olsa ve ibâdet etmeğe niyyet eylese, kirâmen kâtibîn melekleri derler ki, Hak teâlâ hazretleri sana rahmet eylesin, ömrünü bereketli kılsın! Döşeği dahî der ki, Hak teâlâ hazretleri senin ayağını sırat üzerinde muhkem eylesin ve selâmet ihsân buyursun. Abdest alınca, su dahî der ki, Hak teâlâ hazretleri, senin kalbini temiz eylesin! Nihâyet bu kul namaz kılmağa başlayınca, Hak teâlâ hazretleri azamet-i şânıyla buyurur ki: “Ey benim kulum, ne istersen iste! Dileğini yerine getireceğim.
·Zikrin en hayırlısı gizli olanı, rızkın en hayırlısı da yetecek kadar olanıdır. [Ahmed b Hanbel]
·Bir edepsizliğin cezası bir hayrı işleyememektir.Çok kaygı çekme, mukadder olan olur, takdir olunan rızkın da sana gelir.
·Her paslanmanın cilası vardır. Kalbin cilası da esteğfirullah demektir.
·Bir kimse riyaya, yaptırdıklarını işittirmeye başlarsa bundan vazgeçinceye kadar Allah'ın gazabındadır.
·Hicretin efdali Allah'ın hoşlanmadığını terk etmektir.
·Müslümanla alakayı kesmek onun kanını dökmek gibidir.
·Bir kimse bir mazlumla onun hakkını alıncaya kadar yürüse ayaklarının kaydığı günde Hak Teala onun iki ayağını sabit kılar.
·Erteleyenler helak olmuştur.
·Bir zaman sonra benim ümmetim de 73 fırkaya ayrılır, bunlardan ancak bir tanesi kurtulur.Cehennemden kurtulan fırka; benim ve ashabımın gitdiği yolda olanların fırkasıdır.
·Kim ki kurban kesmeye malî kudreti yerinde olur da kesmezse, o kimse namazgâhımıza sakın yaklaşmasın.
·Kendinize kötü temennide bulunmayın, hayır dua edin! Çünkü melekler söylediklerinize amin derler! (Müslim)
·Kabir ya Cennet bahçelerinden bir bahçedir veya Cehennem çukurlarından bir çukurdur.(Tirmizi)
·Kardeşine güler yüz göstermen sadakadır. İyiliği emredip, kötülükten sakınman sadakadır. Yolunu kaybetmiş kimseye yol göstermen de sadakadır. (Tirmizi)
·Eğer siz Allah’a hakkıyla tevekkül ederseniz, o sizi kuşu rızıklandırdığı gibi rızıklandırır. (İbn Mace)
·Allah u Teala’nın doksan dokuz ismi vardır. O isimleri kim ezberlerse (sayar, şuuruna ererse) cennete girer. Şüphesiz Allah tektir ve tek olmayı sever. (Buhari)
·Hasta ziyaretinde bulunan kimse, ziyaretten dönünceye kadar cennet meyveleri arasındadır.(Müslim)
·Yemeğin bereketi, hem yemekten önce, hem de yemekten sonra el ve ağzı yıkamaktadır.(Tirmizi)
·İhtiyara, sırf yaşından dolayı hürmet eden hiç kimse yoktur ki, Allah da ona yaşlandığında saygı gösterecek birini ihsan etmesin.(Tirmizi)
·İhsan, Allah a sanki Onu görüyormuşsun gibi ibadet etmendir. Zira, sen Onu görmesen de, O seni kesinlikle görür.(Muslim)
·Bir baba, çocuğuna güzel terbiyeden daha iyi bir miras bırakamaz.(Tirmizi)
·Kim, kendisine yapılan bir iyiliğe karşı, bunu yapana: Allah sana hayırlı mükafat versin! derse teşekkürü en mükemmel şekilde yapmış olur. (Tirmizi)
·Allah, insanlara merhamet etmeyene rahmette bulunmaz.(Buhari)
·Zenginlik mal çokluğuyla değildir. Bilakis zenginlik göz tokluğuyladır.(Buhari)
·Saflarınızı düzgün tutunuz. Çükü safları düzgün tutmak namazı tamamlayan unsurlardan biridir. (Buhari)
·Kim sabah ve akşam mescide giderse Allah, her gidişinde onun için cennetteki ikramını hazırlar. (Buhari)
·En ustun sadaka, bir Müslümanın ilim öğrenmesi ve sonra da öğrendiği ilmi Müslüman kardeşlerine öğretmesidir.(ibni Mace)
·Allah’ım sen affedicisin, affetmeyi seversin, beni de affet.(Tirmizi)
·Resulullaha: islamin hangi ameli daha hayırlı? diye sorulmuştu. Yemek yedirmen, tanıdığın ve tanımadığın herkese selam vermen diye cevap verdi.( Ebu Davud)
·Kim abdestli olduğu halde abdest tazelerse, Allah bu sebeple kendisine on (misli) sevap yazar.(Tirmizi)
·Bir Müslümanın diktiği ağaçtan veya ektiği ekinden kuş, insan veya hayvan yedikleri şeyler, o müslüman için ancak birer sadakadır.(Buhari)
·Dul ve fakirlere yardım eden kimse, Allah yolunda cihad eden veya gündüz oruç tutup, gece namaz kılan kimse gibidir. (Buhari)
·İnsanda bir organ vardır. Eğer o sağlıklı ise bütün vücut sağlıklı olur; eğer o bozulursa bütün vücut bozulur. Dikkat edin! O, kalptır.(Buhari)
·Resulullah (sav) duayı üç kere yapmaktan, istiğfarı üç kere yapmaktan hoşlanırdı.(Ebu Davud)
·Kişinin yapacağı en ustun iyiliklerden biri, ölümünden sonra babasının dostlarına sıla-ı rahimde bulunmasıdır.(Muslim)
·Kuvvetli kimse, (güreşte hasmını yenen) pehlivan değildir. Hakiki kuvvetli, öfkelendiği zaman nefsini yenen kimsedir.(Buhari)
·Hediyeleşin, zira hediye, kalpteki kuşkuları giderir. Komşu kadın, komşusu kadından gelen (hediyeyi) hakir görmesin, bir koyun paçası parçası olsa bile.(Tirmizi)
·Kur an i cebren (açıktan) okuyan, sadakayı açıktan veren gibidir. Kur an i gizlice okuyan, sadakayı gizlice veren gibidir.(Tirmizi)
·Bir hastanın yanına girince, ona sağlık ve uzun ömür temennisiyle onu rahatlatın. Zira böyle yapmak onun gönlünü hoş eder.(Tirmizi)
·Biriniz bir meclise gelince selam versin. Kalkmak isteyince de selam versin. ikisi de aynı ölçüde ehemmiyetlidir. (Tirmizi)
·Müslüman kişi, ailesinin nafakası için harcar ve bundan sevap umarsa bu ona sadaka olur.(Buhari)
·Kim güneş batıdan doğmazdan evvel tövbe ederse Allah tövbesini kabul eder.( Muslim)
·Kim abdest alır ve abdestini güzel yaparsa hataları vücudundan tırnak diplerine varıncaya kadar çıkar dökülür.( Buhari)
·(Ticarette yalan) yemin,(tüccarın zannınca) mala rağbeti artırır. (Halbuki gerçekte) kazancı giderir.(Buhari)
·İki göz vardır ki, cehennem ateşi onlara dokunmaz: Allah korkusundan ağlayan göz, bir de gecesini Allah yolunda, nöbet tutarak geçiren göz.(Tirmizi)
·Mazlumun bedduasını almaktan sakın, çünkü o bedduayla Allah arasında hiçbir perde yoktur. (Buhari)
·Sabah namazına çok dikkat ederek geçirmemen gerekir. Çünkü sabah namazında çok büyük faziletler