Duyu Organlarımız

  • Kategori: Biyoloji
  • Cuma, 08 Eylül 2017 19:27 tarihinde yayınlandı.
  • Super User tarafından yazıldı.
  • Gösterim: 106

Duyu Organlarımız

 

 

 

Göz,sert tabaka/koruyucu kısm,Damar tabaka/besleyici kısım ve Ağ tabaka(Retina)duyu hücreleri ile duyu sinirlerinin bulunduğu kısımlardan oluşur.

-Sert tabaka ön tarafta kubbeleşerek saydam tabakayı(Kornea) oluşturur.Saydam tabaka cisimden gelen ışık ışınlarını kırarak (toplayarak) göz bebeğinden göz merceğine gönderir.Göz bebeği irisin oluşturduğu açıklığa denir.Işık şidetine göre diyafran gibi daralır ve genişler.

-Damar tabaka ön tarafta irisi oluşturur.İris taşıdığı renk pigmentleri ile göz rengini oluşturur.İris açıklığı önünde ince kenarlı mercek özelliği gösteren göz merceğı bulunur.

Göz merceği saydam tabakadan(Kornea) paralel gelen ışık ışınlarını yaklaştırarak kırar ve cismin görüntüsünü ters olarak odağının bulunduğu retinanın üzerine düşürür.

-Retinada ışık ışınlarını algılayan duyu

hücreleri/almaç cismin görüntüsü tarafından uyarılır.Duyu hücrelerinin çubuk şeklinde olanları siyah-beyaz ışığa,koni biçiminde olanları renkli ışığa duyarlıdır.Mavi-yeşil-kırmızı ışınlara duyarlı üç tip koni biçiminde duyu hücrelerı ikisi veya üçü birlikte görev yapması ile ara renklere duyarlı olurlar.

Duyu hücreleri uyartıları duyu/görme sinirlerine verir.Duyu/görme sinirleri aldığı uyartıları beyine götürür(Görme merkezine).Beyin uyartıları değerlendir. Görnütü düzeltilerek algılanması sağlanır.

Göz ekseninin retinayı kestiği nokta göz merceğinin odağı olup duyu hücreleri ve duyu sinirlerinin ışığa duyarlı bölümüdür(sarı benek).

Renk körlüğü,renkli ışık ışınlarını algılayan üç tip koni hücrelerinden genetik bozukluk nedeniyle birinin olmaması sonucu renkleri ayırt edememedir.

Duyu sinirlerinin gözden çıktığı bölüm ışığa duyarlı olmadığından kör nokta adını alır.

Bir cisim görüle bilmesi için cisimden göze ışık ışınları gelmesı gerekir.Bunun için de ya ışık kaynağı ya da bir ışık kaynağı tarafından aydınladtılmış olmasıı gerekir.

-Normal bir göz 25 Cm ile 3 metre arsındaki cisimleri net olarak görürür.25Cm den yakın,3 metreden uzaktaki cisimler için göz merceği odak uzaklığını değiştirmesi gerekir.Bunu da kasılıp gevşeyerek(şişip incelerek)yapar.

Goz uyumu,cisim net olarak görülebilmesi için bulunduğu yere göre göz kaslarının etkisi ile göz merceğinin odak uzaklığını değiştirmesi(ayarlaması) olayıdır.

   

Katarakt

Göz merceğinin yaşlılık nedeni ile yüzeyinin buruşması görüntünün net olmamasına yol açar (bulanık görüntü).

Göz merceği yüzeyinin şeffaflığını kaybederek opaklaşmasıdır.

Glokom(Göz Tansiyonu)

Halk arasında göz tansiyonu adıyla bilinen glokom,milyonlarca insanı etkileyen yaygın bir göz hastalığıdır.Tedavi edilmezse görme kaybına neden olabilir.Glokomda ,göz içindeki sıvı basıncı,görme yeteneği için gerekli olan göz sinirine zarar verecek düzeyde yüksektir.

Miyopi

Miyop,yakını net görür uzağı bulanık görür. Göz ekseninin uzun /Gözün üsten aşağıya doğru basık ya da kornea kırıcılığının gerekenden fazla olursa görüntü retina önüne düşer .

Kalı kenerlı(ıraksak) merceklerden oluşan gözlükle düzeltilir.

Laser ile korneaya yeni bir şekil verilerek göze gelen ışınların retinada odaklanması sağlanır.

 

 

 Hipermetrop

Hipermetrop,uzağı net görür yakını bulanık görür.

Göz ekseninin kısa olması/gözün önden arkaya doğru basık olması ya da kornea kırıcılığının az olması ya da her ikisinin bir arada olması nedeniyle göze gelen ışınlar retinanın arkasında odaklanır.Görüntü retinanın arkasına düşer.

Düzeltilmesi içimn ince kenarlı(yakınsak)meceklerden oluşan gözlük kullanılır.

Ya da Laserle tedavi edilir.

Astigmatizma

Astigmatizma çoğu kez korneadaki şekil bozukluğuna bağlıdır.Göze gelen ışınlar retinanın uzağında farklı noktalarda odaklanır ve hem yakındaki hem de uzaktaki cisimler net görülmez.

Silindirik nerceklerden oluşan gözlükle düzeltilir.

Astigmatizmada da korneya Laser ile yeni şekil verilerek görüntünün retinada odaklanması sağlanmaktadır.

Presbitlik

Göz kasları,yaşlanma sonucu kasılıp gevşeme özelliklerini kaybederler.Bu durumda göz uyum yapamaz.Yani yakını göremez.Kalın kenarlı mercekle düzeltilir.

   

LASER

Excimer Laser, arf gazı kullanılarak 193 nm dalga boyunda ultraviole ışık üreten ve korneada yapılması gereken düzeltmeye göre ışını kontrol eden,içinde gelişmiş bir bilgisayar bulunan laser cihazıdır.

Üretilen ışık, kornea dokusunun molekülleri arasında karbon bağlarını çözerek, istenilen miktarda kornea dokusunu ortadan kaldırır ve korneaya yeni şekil verir.Böylece göze gelen ışınların retinada odaklanmasını sağlayarak, kırma kusurlarını (miyop, hipermetrop ve astigmat) düzeltir.

Kulak;

Dış kulak/kulak kepçesi(sesleri toplayarak kulak yoluna veriri),kulak yolu(sesleri kulak zarına iletir).

Orta kulak/Kulak zarı(Kulak yolundan gelen seslerle titreşerek uyartıları kemik körüye iletir),Kemik köpprü(Çekiç,örs ve üzengi kemiklerinden oluşur.kulak zarınadan aldığı seslerin şiddetini yükselterek oval pencereye iletir),ostaki borusu(ağıza açılır.ağızdan gelen hava ile şiddetli sesleri kulak zarında dengeler.

İç kulak/Kemik dolambaç(Oval pencere,yarım daire kanalları,dalız ve salyangoz dan oluşur.Salyongozda duyu hücreleri ve duyu /işitme sinirlerinin bulunduğu yer olan korti organı yer alır.Salyangoz ve yarım daire kanalları sıvı ile doludur.Vücut dengesinde etkili olan tulumcuk ve kesecikler yarımdaire kanallarının altında oval pencereye yakın bulunur.

işitme olayı;

kulak kepçesine gelen sesler kulak yolu kulak zarını titreştirir.Titreşimler kemik köprüde şiddetleri artırılarak oval pencereye iletilir.oval pencereden dalız yoluyla korti organındaki duyu hücrelerini/almaç uyarır.Duyu hücreleri uyartıları duyu/işitme sinirlerine iletir.Duyu sinirleri uyartıları beyin/işitme merkezine taşır.Beyin uyartıları değerlendirerek sesler algılanmış olur.

   

 

Burun;

Burun hem koku alma hem de solunum organıdır.

Burun kıkırdaktan yapılmış olup,iki burun boşluğundan oluşur.Burun boşluğu çeperleri Epitel doku ile örtülüdür.Epitel dokusu içinde gobletadını alan ve mukus salgısını üreten hücreler vardır.Burun çeperi kıvrımlı, kıllı ve nemlidir.Bu özellik havayı solunum için elverişli hale getirir.Yani kuru hava nemlendirilir.Tozlu havanın tozları tutulur.Soğuk hava ısıtılmış olur.

Burun boşluğunun üst kısmında sarı bölge;kokuya duyarlı koku alma duyusu/almaç hücreleri ve Duyu/koku sinirleri bulunur.

 

 Koku alma olayı;

Bir maddenin kokusunu alabilmek için o madde gaz halinde hava ile birlikte burun boşluğundan girip mukus salgı içinde çözünüp duyu hücrelerini uyarması gerekir.

Maddelerin kokuları mukus salgısı içinde çözünerek duyu/almaç hücrelerini uyarır.Duyu hücleri uyartıları duyu/koku sinirlerine iletir.Duyu sinirleri uyartıları beyinde koku alma merkezine taşır.Beyin tarafından değerlendirilen kokular algılanmış olur.

Etkileri uzun süre devam eden kokular zamanla algılanamaz.

 

 Dil;

Dil,sindirimde,konuşmada.yutmada yardımcı organ olarak işlev görür.Dil tat alma organıdır.Dil epitel doku ile örtülüdür.Dil üzerinde dört değişik duyu/tat hücreleri vardır.Tat alma duyusu/almaç hücreleri kümelerine tat alma Papilleri/cisimcikleri denir.Dilin her tarafında her tat uyartısı alındığı halade bazı bölgeler bazı tadlara daha çok duyarlıdır.Dilin ön ucu tatlı,orta yanlar ekşi ve tuzlu,Arka taraf acı uyartılarına daha fazla duyarlıdır.

Soğuk,sıcak,koku ve görme olayları tadın alınmasında etkilidir.Grip durumunda koku alma azaldığından tat alma da azalır.

Bir maddenin tadının algılana bilmesi için dil üzerindeki tükrük salgısında çözünüp duyu hücrelerini uyarması gerekir.Duyu hücreleri aldığı uyartıları duyu sinirlerine,duyu sinirleri de beyine beyinde değerlendirme yaparak algılanmış olur.

 

Deri,terleme yoluyla boşaltım işlevi,gaz alışverişi yaptığından solunum işlevi görür.Vücudu çevreler ve korur.Böylece vücut ısısını da ayarlamışlur(Vücudun dış ortamla temas eden deri kısımlarında az sayıda düşük sıcaklığı algılayan duyu/almaç hücreleri bulunur.Boğaz mukozasında hiç sıcaklık almacı bulunmaz.

Deri bir maddenin sertliğini dokunma almaçları,sıcaklığını sıcaklık almaçları,basıncı basınç almaçları ile uyarılır.,acı ve ağrı serbest sinir uçları ile alınır.

Deri alt deri ve üst deriden oluşur. üst deri/Epidermis,çok katlı epitel dokudan oluşmuştur.kan damarları ve sinirleri olmayan en üstü korun denilen ölü hücrelerden oluşmuştur.

Korun tabakasının altında canlı hücrelerden oluşan derinin rengini veren malpigi tabakası bulunur.

Alt deri/dermis canlıdır.

Alt deride kıl kökleri,yağbezleri,ter bezleri,kan damarları,çeşitli lifler,duyu hücreleri ve duyu sinirleri bulunur.

Duyu/almaç hücreleri sertlık vb. sıcsklık vb. uyartılarını duyu sinirlerine iletir.Duyu sinirleri uyartıları beyine taşır.Beyin değerlendirmesinden sonra algılanmış olur.

  

GÜNEŞ VE CİLDİMİZ

Ultraviyole ışınlarının cildimize zararlıdır.Güneş ışınlarından korunmamız gerekir.

Cilt Kanseri

Derinin rengini veren pigmenti oluşturan melanosit denilen hücrelerin yapısının bozulup kontrolsüz olarak aşırı çoğalması ile oluşan deri kanseri tipidir..

SAÇ DÖKÜLMESİ

Saç dökülmesi sık rastlanan bir rahatsızlık olup, hemen hemen tümümüz hayatımızın belirli bir döneminde bu sorun ile karşılaşmışızdır. Dış görüntümüzün önemli bir bölümünü oluşturan saçlardaki problemler hem fiziksel, hem psikolojik olarak rahatsızlık yaratır.

Vitiligo,deride renk kaybına uğramış beyaz plaklarla seyreden kronik, genelde ilerleyici kozmetik problem oluşturan bir deri hastalığıdır.

 

 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile