Ekosistem

  • Kategori: Biyoloji
  • Cuma, 08 Eylül 2017 20:36 tarihinde yayınlandı.
  • Super User tarafından yazıldı.
  • Gösterim: 345

Ekosistem ve besin zinciri  Belirli bir alanda bulunan ve birbirleri ile dolaylı ya da dolaysız ilişkide olan canlılarla bu canlıların yer aldığı cansiz çevre Ekosistemi oluşturur.Kara Ekosistemi,ormanlar,çayırlar,çöller ve mağaralardır.

Ormanlar/Çam,ladin,köknar,ardıç,meşe,gürgen,ihlamur vb.ağaçlar,Menekşe,papatya,gelincik vb.çiçekler,çimen,eğrelti otları,atkuyrukları vb.Üreticileri oluşturur.

Geyik,kara tavşanı sincap ve çeşitli böcekler 1.dereceden tüketici.

Yılan,arslan,kaplan,şahin etçil,ayı,domuz,fare hem etcil hem otcul 2.ve 3.derceden tüketicidirler.

Bazı bakteriler ve bir hücreli canlılar da ayrıştırıcıları oluştururlar.

Su ekosistemi,deniz,göl,ırmak,havuz ve bataklıklardır.

Besin zinciri,besin maddelerinde depo edilen enerjinin üreticilerden başlayarak tüketicilere ve ayrıştırıcılara kadar geçmesine besin zinciri denir.

Üreticilerin besin zinirinin 1.halkasını tüketiciler ise ikinci halkasını oluşturur.

Tüketiciler de kendi aralarında 1.2.3.dereceden tüketiciler diye üçe ayrılır.

1.derceden tüketiciler,üreticilerle beslenen canlılardır.

Sularda yaşayan kurbağa larvaları ve balık yavruları su yosunlarını yer.Küçük kör fareler,karada patates ve bitki tomurcuklarını yer.

Yapraklarla beslenen ipek böceği larvaları,bitki tohumları ile beslene kanarya,bitki yaprakları ile beslenen tavşan,bitki tohumları ile beslenen sincap vb.

2.derceden tüketiciler,Bitkisel besinleri yiyen canlıları yiyerek belenirler.

Küçük balıkları yiyerek beslenen büyük balıklar,böcek ve küçük omurgasızlarla beslenen kertenkeleler,salyangoz,solucan,kötebek,fare gibi canlılarla beslenen şahin,atmaca vb. yırtıcı kuşlar.

3.dereceden tüketiciler,otcul ve diğer etcil hayvanlarla beslenen hayvanlardır.Arslan,kaplan,ayı,tilki,sırtlan,kartal vb.

Örnek:üretici durumda olan buğdayı 1.tüketici durumunda olan fare yer.Fareyi 2.tüketici durumunda olan yılan,yılanı 3.tüketici durumunda olan kartal yer.Kartal öldüğünde çürükçül bakteri ve mantarlar tarafından ayrıştırılır.

Bir ekosistemin içinde canlılar beslenme bakımından bir birine bağlıdır.

Yeşil bitkiler Fotosentez olayında güneş ışığı enerjisini,besin maddelerinde kimyasal bağ enerjisine dönüştürürler.Bu enerji besin zinciri yoluyla bütün canlılara eksilerek aktarılır.Enerjinin,3.dereceden tüketicilere doğru azalması bir piramide benzetilir.Piramidin basamaklarında yer alan canlıların toplam kütleleri tepeye doğru gidildikçe azalır.

 Doğada canlı türlerinden birinin aşırı artması ya da azalması sonucu besin zincirinin dengesi bozulur.Aşırı avlanma sonucu kartal,şahin ve yılanların azalması böceklerin,fare ve tavşanların artmasına neden olur.Bunlarda çevrelerindeki bitkilere aşırı derecede zarar vereceğinden denge bozulur.

Ekosistemde besin ağı içinde bir denge vardır.Kuraklık,don olayları,aşırı avlanma,zirai ilaç kullanma dengeyi bozar.

  Besin zinciri yoluyla çevre atıklarının insanlara geçmesi  -İnsanlar,tarım,endüstri ve hayvancılık alanlarında üretim yaparken çevreye çeşitli atık(zararlı)madde bırakırlar.İlaç,gübre,hormon vb.

-Üreticiler tarafından kullanılan ilaçların bir kısmı meyve ve sebzelerein bünyesinde kalır.Bunların tüketilmesi durumunda insanlara geçer.

-Kullanılan hormonlar meyve ve sebzelerein yapısına katılır.Gereğinden fazla hormon içeren meyve insan sağlığına zararlıdır.

-Gereğinden fazla kullanılan gübre,yağmur ve sulama sularında çözünerek yeraltı sularına karışır.Bu sular içme suyu olarak kullanıldığında insan ve hayvanalara geçerek sağlığa zarar verir.

-Fabrıkaların arıtılmadan çevreye bırakılan zehirli atıkları sularla göl ve denizlere karışır.

Zehirli atıkalar sularda yaşayan bitkilere ve bir hücreli üreticilere,daha sonra bunlarla beslenen küçük omurgasız hayvanlara geçer.Balıklara ve nihayet balıklarla beslenen insanlara bu atıklar geçmiş olur.

-Fabrıka atıkarı (Boya,duma,ilaç vb.)ve radyoaktif ışınlar çevre sularına ve nihayet bitki bünyesinde birikir.İnsanlara ve hayvanlara geçmiş olur.

 

Ekosistemleri olumsuz etkileyen etmenler:

Bilinçsiz bir şekilde yapılan avlanma hayvanların yok olmasına tabiattaki dengenin bozulmasına neden olur.Örneğin bir tavşanların avlanılması o bölgede yaşayan ve tavşanla beslenen aslan,kurt,tilki gibi hayvanların aç kalmasına veya ölmesine neden olabilir.  

Orman yangınları hem ağaçların yok olmasına hem de o bölgede yaşayan hayvanların ölmesine neden olabilir. Ayrıca hava kirliliği meydana getirir.Bu da ekosistemin dengesini bozar.

Hızlı nüfus artışı , teknolojinin hızla gelişmesi tarım alanlarının azalması ve kuraklık olumsuz etmenlerdir. Bitki ve hayvanlar için habitat oluşturan bölgelerin yok edilmesi ve savaşlar ekosistemi olumsuz etkiler.

En önemlisi ise çevre kirliliğidir.

Su hava ve toprağın kirlenmesi , ekosistemin dengesini bozmaktadır.     

 

-Türkiyenin Biyolojik zenginlik kaynakları

 Türkiyenin iklimi ve yeryüzü şekilleri bölgelere göre çeşitlilik göstermesi,etrafının denizlerle kaplı olması nedeniyle çok sayıda hayvan ve bitki barındırmaktadır.-Bitkisel ürünlerin kaliteli olması ve bitki örtüsünün iyi gelişmesi için Toprakta yeterli mineral tuzlar ve yeterli su bulunmalıdır.

Verimsiz topraklarda yetişen bitkilerin besin değeri düşüktür.Yurdumuzda bitkisel besin üretilebilecek toprak alanı azdır.

Çoğu verimli topraklar erozyonla kaybolmaktadır.Akarsu,göl ve denizler çok sayıda alg,bitki ve hayvan türünün yaşama ortamıdır.

Kirli suların içerdiği kimyasal maddeler ve mikroplar canlı yaşamı için tehlikeli olur.Akarsu kaynaklarından endüstri,ulaşım,taşımacılık ve enerji üretiminde yararlanılır.Akarsulardan yaralanmak için barajlar yapılır.Barajlarda balık üretimi,sulama,elektrik enerjisi üretimi yapılır.

GAP vb.Barajlar iklim değişimine de sebep olur.

-ormanlar birçok hayvanın barındığı,besin temin ettiği,geniş alana yayılmış ağaç topluluklarıdır.Erozyon ve sel baskınlarını önler.Bol yağış sağlar.Bol oksijen sağlar.

Kereste,mobilya,kağit,cila,ilaç,parfüm vb alanlarda kullanılır.

Dillenme yeri olarak kullanılır.

Yangına neden olabilecek davranışlardan kaçınılmalı.Bilinçsiz ve plansiz ağaç kesimi yapılmamalıdır.Keçi gibi ağaçlara zarar veren hayvanlar

 ormanlarda otlatılmamalıdır.boş alanlar ağaçlandırılmalıdır. 

 Bitkilerden en iyi şekilde yararlanma  

-Bitkilerin bir kısmı kendiliğinden yrtişirken bir kısmı da üretilir.

-Türkiyenin yedi değişik iklim bölgesinden oluşması nedeniyle çok sayıda farklı bitki türü yetiştirilmrktedir.T

opraklarımızın 1/4 i tarım alanıdır.Şeker pancarı,çay,pamuk,tütün,fındık,zeytin vb endüstri bitkileri önemli ölçüde yetişir.

Yağ bitkileri olarak,haşhaş,susam,ayçiçeği,yerfıstığı,soya fasülyesi vb.

Akdeniz ve egede ağırlıklı olarak turinçgiller,

Egede,üzüm incir,zeytin,

Giresun ve çevresinde fındık,

Rize ve çevresinde çay,

Malatya ve çevresinde kaysı,

İsparta ve çevresinde gül,

Antalya ve çevresinde sera sebze ve meyveleri yetiştirilmektedir.

-Bol ve kaliteli ürün elde etmek için,sulama,gübrelem,zararlılarla mücadele edilmeli,modern tarım araçları kullanılmalı,tohum ve fidan seçiminde ürün islah çalışmalarından yararlanılmalıdır.

-Hayvancılık yaygındır.En çok sığır vekoyun yetiştirilir.Hayvanlar iyi beslenmeli ve temiz yerlerde barındırılmalıdır.Çiftçiler eğitilmelidir.

-Su ürünlerimiz,denizlerde sıcaklık ve tuzluluk oranı farklı olması çok sayıda çeşitli türde canlı yaşamaktadır.Hamsi,istavrit,lüfer,uskumru,palamut,midye,istakoz,karides,vb yeterli oranda mecüttur.Sünger avcılığı de yapılmaktadır.

-Tatlı sularda sazan,alabalık,aynalı sazan,levrek ve karides önemli ekonomik zenginlik oluşturur.Su ürünleri besin yönünden ve ekonomik bakımdan değerlidir.

Balıkların etinden/protein,yağ,vitamin,fosfor vb. mineraller ve yumurtasından/havyar yaralanılır.sünger temizlik işlerinde kullanılır.

Yosun/alg,su sazı ve kamış sularda yaşayan bitkilerdir.su ürünleri,ilaç,gübre,yem ve kozmetik endüstrisinde kullanılır  

Canlılar irkilme özellikleri sayesinde çeşitli dış etkilerden kendilerini korurlar.

Bitkilerin insanlar ve hayvanlar gibi hareket etme imkanları yoktur.

İnsanlar kendilerini dış etkilerden/kızgın güneş,dondurucu soğuk,kar,dolu,rüzgar vb.doğa olaylarından korunmasını bilecek kadar tecrübe sonucu uygarlaşmışlardır.

Hayvanlarda iç güdüleri ile bu olaylar karşısında saklanacak oyuk ve delikler bulurlar.Ya da göç ederler.

Bitkilerde bu imkan yoktur.Bitkiler de diğer canlılar gibi milyonlarca yıl süren evrimden sonra bükünkü durumlarına ulaşmışlardır.

Çevre şartlarına uygun özellikleri olanlar üreyerek soylarını devam ettirmişlerdir.Her bitki türü gelişmesi için en uygun şartları bulunan bölgelere toplanmışlardır.Bazıları ekvatorun bol yağışlı bunaltıcı sıcağına,bazıları kum çöllerinde veya bozkırların kızgın güneşi altında,bazıları ılıman bölgelerde,bazıları deniz kenarlarında,denizde,tatlı sularda,bazıları dağ tepelerinde yetişme uyumunu sağlamışlardır.

Bu uyum tohumla yeni döllere geçecek şekilde genetik(irsi) bir özellik(karakter)halini almıştır.Bu nedenle her bitkiyi kendi yetişme bölgeleri dışında bir koruma,tedbir almadan istediğimiz her iklim bölgesinde ve yılın her mevsiminde yetiştirme imkanına sahip değiliz.Ancak uzun tecrübeler sonucu geliştirilen usul ve tekniklerle bitkileri kendi yetişme bölgeleri içinde iyi ve bol ürün verecek düzeyde yetiştirme imkanı vardır.

Günümüzde koruma tedbirleri daha da gelişmiş olup(cam,plastik,sera vb.),kültür bitkilerini,mevsimleri veya esas yetişme bölgeleri dışında ekonomik olarak yetiştirilmesi mümkün olmuştur.

Bitkilerin yetişmesine etki eden faktörler;

A-Doğal faktörler/iklim,su kaynakları,toprak

B-Kültürel faktörler/Nöbetle ekim/bitkilerin ekimi ve dikimi/Bitkilerin bakımıkültürel tedbirler/sulama,hastalık ve zararlılarla mücadele/gübrelem/iyi tohumluk/almaşık ekim/toprak işleme 

 

Azotun canlılar için önemi;

Canlılar hücrelerden,hücreler proteinlerden proteinler de azottan oluşur.Havanin % 78 i azottur.Ancak,canlılar havadaki azotu dolaylı olarak sağlarlar.-Havadaki azot,azot bağlayan bakteriler tarafından toprağa azot tuzlarına(azot bileşiklerine)dönüştürür.Şimşek de havadaki azotun azot bileşiklerine dönüşmesinde etkilidir.

-Baklagillerin kökünde yaşayan azot bakterileri havanın azotunu,azot bileşiklerine dönüştürür.

-Azot besin zinciri ile diğer canlılara geçer.

-Canlı atıklarını, üzerinde yaşayan bakteriler ve mantarlar azot bileşiklerine ayrıştırırlar.Bir kısmı da havaya gaz halinde karışır.

-Azotun bu şekilde sürekli kullanımına Azotun doğadaki dolanımı denir.-Azot çevrimi ile havadaki azot oranı korunur.

-Toprağa uygun olmayan bitkilerin ekilmesi,ormanın ve doğal bitki örtüsünün tahrip edilmesi,toprağa uygun olmayan gübre ve ilaçların kullanılması,Fosil yakıtlardan oluşan azotlu bileşikler,azotun doğadaki dengesini bozar.

-Tarımda bilinçsizce gübre ve ilaç kullanılması ekeosistemi etkiler.Bilinçsiz gübre kullanımı toprakta azot birikmesine yol açar.

Azot sulara karşarak suyu kirletir.Suda aşırı azotlu bileşikler olursa sudaki bitkiler çoğalır ve sudaki oksijeni tüketirler.Bundan da suda yaşayan diğer canlılar olumsuz etkilenir.  

 

Karbonun canlılar için önemi;

Canlıların yapısında Karbon,Oksijen,Azot ve hidrojen en çok bulunan elementler olup,doğada ki miktarları sbittir.

Atmosferin % 78 i N2,% 21 i O2,% 1 i CO2,H2O buharı ve diğer gaz maddelerdir.Karbondioksitin oranı ise % 0,3-4 dür.

-Canlıların yapısında bulunan bu elementler, doğadaki canlılar/üretici,tüketici,ayrıştırıcı arasındaki ilişkilerden dolayı sürekli kullanılır ve kullanıldıktansonra çevreye verilir.Buna madde çevrimi dnenir.


-Karbon doğada fosil yakıtlarda(maden kömürü,doğalgaz,petrol),Karbonatlı kayaçlar içerisinde ve atmosferde karbondioksit gazı olarak bulunur.

-Organik besinlerin yapısında bulunan karbonun asıl kaynağı Atmosferdeki Karbondioksit gazıdır.Yeşil bitkiler, fotosentez olayı ile Karbondioksit gazını besin yapmak için kulanır.Otçul hayvanlar yeşil bitkileri,etçillerde otçul hayvanları yiyerek karbonlu bileşikleri almış olurlar.

-Ölen hayvan ve bitkiler yapılarındaki karbonlu bileşikler,bakteriler ve mantarlar(çürükçül canlılar)tarfından ayrıştırılarak,doğaya(havaya)Karbondioksit olarak verilir.

-Canlılar arasındaki ilişkiler,atmosferdeki karbon oranını korur.

-Atmosferdeki karbondioksiti doğrudan kulanan yeşil bitkilerdir.Bu canlıların azalması durumunda Atmosferdeki karbondioksit miktarı artarak iklim değişikliğine sebep olur.Atmosferdeki bazı gazlar/CO2 güneş ışığını geçirir ısıyı tutar(Sera etkisi)ve ısı ortalaması artar.

-Doğada karbon oranını sabit tutan yeşil bitkilerdir.Yeşil bitkiler fotosentez için karbondioksit alır,atmosfere oksijen verir.

-Oksijeni bütün canlılar solunumda enerji oluşturmak için kullanır.Solunum sonucu havaya karbondioksit verirler.

-Yeşil bitkiler azalırsa atmosferdeki karbondioksit gazı artar ve bütün canlıların kullandığı oksijen azalır.Denge bozulur.Bunun içi;-Yeşil alanlar çoğaltılarak denge korunur.Fosil yakıtlar gerektiğinden fazla kullanılmaz.

-Fosil yakıt yerine elektrik,termal,güneş enerjisi kullanılması yaygınlaştırılır.-Sayıları azalan canlı türleri korunur.Havadaki Oksijeni---->tüm canlılar solunumda kullanır.

Solunum sonucu oluşan karbondioksiti----->Yeşil bitkiler fotosentezde kullanılır.

Havada eksilen Oksijen tamamlanmış olur.  

 

Suyun canlılar için önemi:

-Su iyi bir çözücü ve taşıyıcıdır.Alınan besinlerin sindirilmesi ve hücrelere kadar taşınmsı su ile olur.

-Sucanlıların yapılarında bulunur.Vücudumuzun % 70 i sudur.Kanın % 90 ni sudur.5 10 luk su kaybı sağlığımızın bozulmasına % 20 lik su kaybı de ölüme yol açar.-Yeşil bitkilerin besin yapmasında kullanılır.

-Su doğada katı-sıvı-gaz halinde bulunur.Yer yüzünde ki sular ısının etkisi ile buharlaşır ve yükselerek bulutları oluşturur.

Bulutlar atmosferle sürüklenirken soğuyunca yoğunlaşır ve yer yüzüne yağmur,kar,dolu şeklinde iner.Yer yüzüne inen sular birkısmı buharlaşır,bir kısmı de toprak tarafından emilir.Süzülerk yeraltı sularını oluşturur.Geriye kalan sular arazının eğimine uyarak akar ve akrsuları/dere,çay,nehirleri oluşturur.Akarsular göl ve denizlere ulaşır.

-Orman yangınları ve bilinçsiz ağaç kesimi yeşil alanların azalmasına ve suyun doğadaki çevrimi dengesinin bozulmasına neden olur.

-Yeşil alanların çok olduğu bölgelerde yağışlar düzenlidir.yeşil alanların az olduğu bölgelerde yağışlar düzensiz ve miktarı azdır.Asit yağmurları yeşil alanları tahrip eder.Asit yağmurları da bacalardan çıkan Karbon oksitleri,Kükürt oksitleri ve Azot oksitlerinin atmosferde su ile etkileşimi sonucu oluşur.

-Hızlı nüfus artışı içme ve kullanım suyunun tüketimini artırır.-Endüstrileşme temiz suları tüketir.(Bir ton çelik elde etmek için 250 ton temiz su kullanılır.

-Bazı bölgelerde aşırı yağışlar su baskınlarına,kuraklık ise yeşil bitkilerin veriminin azalmasına neden olur.Bu olaylar sonucunda ekolojik denge bozulur.  

 

Sulamanın önemi;

-Yeterli ve zamanında sulama,ürünün hem kalitesini hem de miktarını artırır.

-Toprağa verilen gübreler ancak yeterli su bulunduğu takdirde bitki tarafından emilebilir-Sulanmış ıslak toprak erozyondan etkilenmez,

-Kuru toprakta tohumlar çimlenmez.Ekimden önce toprak sulanırsa tohumların çimlenmesi için uygun nemli bir ortam oluşmuş olur.

-Şiddetli ilkbahar yağmurlarından toprak kabuk bağlar.Çimlenmiş bitkinin kabuğu delip yeryüzüne çıkması için sulama ile kabuk yumuşatılır.

-Sebze yetiştiriciliğinde fidelerin yer değiştirilmesi sırasında sulanması fidelerin kolay tutmasını sağlar.

 

Gübrelemenin önemi;

-Esas gıda maddelerinin sağlanması için 16 çeşit değişik maddelere ihtiyaç duyulur.Bitki bu maddeleri topraktan suda erimiş olarak alır.

-Oksijen,hidrojen,karbon,havanın karbondioksiti ve sudan sağlanır.Bu maddelerin eksiliği gelişme bozukluğu,fazlası ise zehirlenmeye yol açar.

-Bitkinin ihtiyacı olan ve toprakta yeteri kadar bulunmayan gıda maddeleri çeşitli gübreler verilerek sağlanır.

-Çiftlik gübresi,kompostolar/çürümüş,erimiş hayvan gübreleri,yeşil gübreler/bitkilerden,Süni gübreler/kimyasal gübreler.  

-Toprak,

Kayalar sıcaklık değişimi ile çatlar ve ufalanır.Rüzgar ve sularla taşınırken daha da ufalanır.Ayrıştırıcılar tarafından çürütülen hayvan ve bitki atıkları ufalanan kısımlara karışır ve toprak oluşur.

-Yerkürenin üzerini örten çeşitli minerallerin,kayaların toz haline gelmesi ve canlı atıkların çürümesi sonucu oluşan tabakaya toprak denir.

-Canlıların gereksinimi olan mineraller ve besinler topraktan sağlanır.-toprak suyu süzerek,canlıların kullanabileceği hale getirir.

-yeşil bitkiler topraktan kökleri ile su ve suda çözünmüş maddeleri alarak fotosentez olayı ile besin yaparlar.Bu olay tüm canlılar için önemlidir.

-Toprağın en üst kısmı humus,hayvan ve bitki atıklarının çürümüş şekli olduğundan tarım için çok elverişlidir.

-killi toprakların tanecikleri çok küçük olduğundan çok su emer.Suyu ve havayı alt tabakaya geçirmez.Tarım için uygun değildir.Kireçli topraklar,bitki ve hayvan atıklarının çürümesini hızlandırır.İçine kum ve kil karıştırılırsa tarım için elverişli hale gelir.

-Kumlu topraklar,suyu alt tabakaya geçirdiğinden besin maddelerı bakımından zayıftır.Tarım için elverişli değildir.

 

Toprak kirliliği;

-Kimyasal kirlenme,Endüstriyel atıklar,asit yağmurlarının oluşumu,bilinçsiz ilaç ve gübre kullanımından oluşur.

-Nükleer kirlenme,Nükleer santrallerinin sızıntısı ve nükleer silahların kullanılması sonucu ortaya çıkan(Radyo serpinti)kirlenmedir.

-Diğer atıklarla oluşan kirlenme,çöp ve açığa bırakılan kanalizasyon sularıdır.

-Toprağın kirlenmesi sonucu;

-Toprağa bilinçsizce verilen yapay gübreler,zehirli ilaçlar,atıklarda bulunan kurşun,cıva gbi zararlı maddeler besin zinciri yoluyla insana geçer.

-Kirli sularla sulanmış topraklarda yetişen ürünlerle beslenen hayvanların et,süt,yumurta gibi besin maddeleri sağlığa uygun değildir.Bunlar barsak parazitlerinin ve çeşitli hastalıkların oluşmasına neden olur.Böyle ortamlarda karasineklerin üremesi sonucu bulaştıracağı hastalıklarda artma olur.

-Toprak kirliliği,kolera,kanser,sarılık,dizanteri vb.hastalıklara neden olur.

 

Toprak tahrıbatını önlemek için;

-Teraslama yapılır.

-Tarım arazileri eğimine dik sürülür.

-Verimli tarım arazilerin üzerine fabrika kurulmaz.

-Yerleşim alaları tarıma elverişli alanların dışında seçilir.

-Su ve rüzgar erezyonunu önlemek için ağaçlandırma ve bitkilendirme yapılır.

-Tarımla uğraşacak kişiler,toprağın verimli kullanımı konusunda bilgilendirilir.

-Kanalizasyon ve sanayi atıkları arıtıldıktan sonra toprağa verilir.  

 

 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile