Merhamet Medeniyeti

  • Kategori: cocuk
  • Cumartesi, 23 Eylül 2017 15:23 tarihinde yayınlandı.
  • Super User tarafından yazıldı.
  • Gösterim: 147

Eskiden büyük duvar saatlerinin kadranında Latince bir cümle bulunurdu: “Vulnerant omnes ultima necat.” Türkçesi şöyle: “Her geçen dakika sizi yaralar, sonuncusu öldürür.” Bu, insana dönük Batılı bir hükümdür; kesin, acımasız ve ürkütücü... Acaba bu cümle tam aksi istikamette yorumlanamaz mı? “Her geçen dakika sizi olgunlaştırır, sonuncusu ise ölümsüzleştirebilir.” Bendeniz kendi görüşüme daha sıcak bakıyorum.
 
●●●
  Çünki Latincesi, zayıf dimağları tedirginliğe sürükler. İnsanı eksen kılar ve kişileri aceleciliğe, vefasızlığa hatta yapayalnızlığa iteler. Dar zamana sıkışmış hayatı; egoizme, dolayısıyla zevkçiliğe yöneltir. Oysa bizim kültürümüzde “Ben”den önce “Biz” bulunmakta; vakıflar, bîmarhaneler, aşevleri, hayratlar, zaviyeler, karşılıksız yardımlaşmalar, beraberlik şuurunu devamlı diri tutmaktadır. Ki, koca Osmanlı o sebeple müstesna bir medeniyetin sahibi biliniyor.
 ●●●
 Kıdemli bir meslektaşımdan dinlemiştim. Almanya’ya maça giden bir otobüste 15 Türk, 15 Alman, bir de üç yaşındaki kızıyla yolculuk eden genç bir Alman kadını vardır. Yolculuk sırasında kadının yoksulluğu anlaşılır. Kocası on gün önce İstanbul’da ölmüştür ve kendisini nasıl karşılayacağı bilinmeyen ailesine sığınmak istemektedir. Türk gazeteciler üzülür. Derken aralarından biri tek tek otobüstekileri dolaşıp kadına ve yetim çocuğa yardım için para toplamaya başlar. Sonunda 1.500 Mark birikir. Tamamını bizim gazeteciler vermiştir, kendi yurttaşları ise tek bir Marklarına bile kıyamamıştır. Sonra olanlara gelince... Aynı Türk ekip, kadın ile yavrusunu baba evine kadar götürüp ailesine teslim ederler. Kadın, bizimkilere ağlaya ağlaya teşekkür eder ve ayrılırken arkalarından seslenir: “Ne diye Türkiye’de doğmadım ki?” ●●●
 
İşte bu gazetecilerdeki yufka yüreklilik Koca Osmanlı’nın bizlere bıraktığı saygıdeğer bir mirastır. Osmanlı İmparatorluğu bal gibi bir “Merhamet Medeniyeti” idi. Hâlâ o izler üzerimizdedir. Ve hâlâ bu güzelim alışkanlık devam ediyor. Geçenlerde bizim gazetelerden okudum. Yabancı bir ekonomist şöyle diyesiymiş: “Sizi krizler yıkamaz. Çünki dostlar ve aileler arasında inanılmaz bir dayanışma içindesiniz”
●●●
 
Bu yazı şöyle bitmeli... Galiba Batı bizim farkımızda. “Avrupa Birliği’ne girip de ahlakımızı bozacak bunlar. Fedakârlık ve dayanışma virüsünü hepimize aşılayacaklar” diye düşünüyor olabilirler.
Umur Talu

 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile